|
|
 |
|
İLÇEMİZ
|
.JPG) |
|
Köyceğiz İlçesi
Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nin birleştiği yerde, Muğla–Fethiye
Karayolu’nun 60. km.’sinde, zengin doğal güzellikler ve narenciye
bahçeleri içinde, sakin bir turistik beldemizdir. İlçe, adını aldığı
Köyceğiz Gölü’nün kuzeyinde kurulu olup, 1.758 Km2 yüzölçümündedir. |
|
.JPG) |
Köyceğiz Kordonu
|
|
Köyceğiz'in tarihi M.Ö. 3400 yıllarına kadar uzanır.
Bu yörede varlık gösteren ilk uygarlık Koryalılardır. Sonra sırasıyla
İskitler, Asurlular, İyonyalılar, Dorlar, Akalar, Persler, Hellenler,
Seleykoslar, Romalılar, Selçuklular, Menteşeoğulları ve Osmanlılar
yöreye hakim olmuştur.
.JPG)
Köyceğiz'in tarihi ile ilgili ilk bilgileri tarihçi
Heredot, Coğrafyacı Strabon ve İngiliz Arkeolog Hoskin vermektedir.
M.Ö. 2000 yıllarında Yunanlılar ve Akaların deniz yolu ile Ege
kıyılarına çıkmaları ile sahilde yeni koloniler kurulmuş, iç kısımlarda
ise Karyalıların kolonileri ile gelişim sağlanmıştır. Böylece ilçe M.Ö.
1000 yıllarında oldukça iyi bir konuma gelmiştir. Köyceğiz Gölü'nün
Akdeniz'le birleştiği yerde Kaunos şehri Karya'nın önemli limanlarından
ve ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Akrapol, ünlü mabetler ile
Harab ve Susan Kaleleri önemli tarihi eserlerdir.

Menteşeoğulları, bölgenin fethini Selçuklu Sultanı II.
Mesut adına 1291 yılında yaparak Bizans’ın elinden almışlardır. İlçe,
Osmanlılar Döneminde ilçe Hurşit Paşa'nın Muğla Mutasarrıflığına
getirildiği dönemde bugün bulunduğu yer olan Yüksekkum'a taşınmıştır
(1884). İstiklal Savaşı'nda düşman saldırısına uğramış, 1919 yılı
sonunda Tahirağa, Mehmet Zeki Osman Ağa ve Tevfik Bey'lerin öncülüğünde
Kuva-i Milliye Teşkilatı kurularak yurt savunmasına dahil edilmiştir.
|
|
 |
Kaunos Kral Kaya Mezarları
|
|
Köyceğiz
adının nereden geldiğine gelince: Efsanelere göre Köyceğiz, gölün alanı
üzerinde bulunan bir ovada kurulmuş. Bilinmeyen bir zamanda ovayı sular
basmış. Felaketin seyrine gelenler gölün doğu kısmında kalan bir kaç evi
ve insanı görünce: "Bütün şehir batmış, sadece kıyıda bir Köyceğiz
kalmış." demişler. Bugün hala gölün altında bir batık şehir olduğuna
inanılır. |
|
İlçe nüfusunun % 85’i köyde yaşamakta olup geçimini tarım,
hayvancılık, ormancılık, turizm ile sağlamaktadır. İlçenin en büyük
gelir kaynağı tarımdır. İlçede polikültür tarım yapılmakta olup, iklim
ve coğrafi yapı birçok ürünün yetiştirilmesine elverişlidir. |
|
İlçenin diğer bir geçim kaynağı, gezginci arıcılıktır. Köyceğiz
Gölü ve gölü Akdeniz’e bağlayan Dalyan Boğazı’nda kefal balığı üretimi
yapılmaktadır. Beyobası beldesinde alabalık tesisleri kurulu olup,
üretimini sürdürmektedir. İlçede 3 adet narenciye yıkama, mumlama,
standardizasyon ve paketleme fabrikası kurulu olup, ihracatlar buradan
yapılmaktadır. |
|
.JPG) |
|
|
|
İlçenin
Sultaniye Köyü’nde mevcut olan Sıcak-Soğuk Termal Kaplıcaları, sağlık
turizmi bakımından önemli bir merkez teşkil etmektedir. Diğer taraftan
Yayla Köyü ve kuzeyindeki Gökçeova, safari turizmi ile ilgi görmektedir.
Çandır Köyü Horozlar mevkiinde çamur banyoları ve tesisleri
bulunmaktadır. İlçenin Akdeniz kıyısında bulunan şirin köyü
Ekincik, uzun plajı, nefis koyu ve yat limanıyla, su sörfü, su kayağı ve
yüzme için elverişli yerlerden biridir. |
|
.JPG) |
İztuzu Sahili
|
|
Köyceğiz Gölü, Dalyan Kanalı, kaplıca ve çamur banyoları, 10 km.
uzaklıktaki 800 m. rakımlı Ağla Yaylası, toparlar Şelalesi, Yuvarlakçay
görülmeye değer yerlerdir. Dalaman Çayı, rafting ve trekking için
önemlidir. Ağla Yaylası için yayla turizmi çalışmaları sürdürülmekte
olup ayrıca göl çevresinde, Köyceğiz-Dalyan arasında bisiklet parkuru
için alt yapı çalışmaları yapılmaktadır. |
|
.JPG) |
|
|
|
.JPG) |
|
|
|
Köyceğiz Gölü’nün batısında Ölemez Dağı doğusunda Sultaniye Köyü
sınırları içinde, kıyı boyunca çok sayıda termal kaynaklar vardır.
Turizm ve Sağlık Bakanlığı’nca uzmanlara yaptırılan araştırma ve
incelemeler sonucu çok sayıda ılıca-kaplıca ve içme kaynakları tespit
edilmiştir. Bu termal kaynakların en önemlileri ve sağlık amaçlı olarak
işletilenleri, Hasan Çavuş Ilıcası ve Kokar Girme denilen
kaplıcalarıdır. |
|
.JPG) |

Dalyan Kanalında Restoranlar
|
|
Sultaniye Kaplıcaları’nın tarihi çok eskilere dayanmaktadır.
Milattan önceki yüzyıllardan itibaren bir şifa yurdu olarak
işletilmiştir. Roma, Bizans, Osmanlı ve Selçuklu döneminde halkın
hizmetine sunulmuştur. Roma döneminde 400 hastaya aynı anda hizmet
verecek kadar gelişmiş bir hastane durumundaydı. Kaynaklara göre,
hastanenin girişinde “Tanrılar adına buraya ölüm giremez” diye
yazılmıştır. Ölemez Dağı da adını kaplıcalardan almıştır. |
|
|
|
Köyceğiz Gölü
Akdeniz Bölgesinin batı ucunda, ilçe hudutları içerisinde, suyu kükürtlü
ve acı bir göldür. Gölün, önü alüvyonlarla tıkanmış eski bir körfezden
türediği sanılmaktadır. Yüzölçümü 54 Km2’dir. Denizden yüksekliği 8 m.,
derinliği ise 15-150 m. arasındadır. Kuzeyde dağlık alandan inen kısa
derelerle ve suyu bol kaynaklarla beslenen göl, fazla suyunu Dalyan
Boğazı ile denize boşaltır. Hemen her zaman sakin olan gölde, yılın 8
ayında su kayağı yapılması mümkündür. |
|
Merkez nüfusu 7.523 olan Köyceğiz’in toplam nüfusu 29.196’dır.
İlçenin 2 beldesi ve 18 köyü bulunmaktadır.İlçede okuma-yazma oranı %
99"dur. Köyceğiz-Dalyan Çevre Koruma Projesi kapsamındaki Katı Atık
Depolama tesisi ve kanalizasyon arıtma tesisleri tamamlanarak hizmete
girmiştir.
Delikli Ada
|
|
|
|